ORTACA TARİHİ

ORTACA TARİHİ

Ortaca topraklarının olduğu yer, Antik Çağ devrinde Karia sınırları içerisindeydi. Hz. İsa’nın doğumundan önce Helenistik dönemde, 12 yıl 8 ay imparatorluk yapan Makedonya Kralı Büyük İskender MÖ. 336 ve 323 yılları arasında tarihin en büyük komutanlarından biridir. MÖ. 334 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilen Karia sınırları içerisindeki Ortaca toprakları da Makedonyalıların olur. Daha sonra Mısır Kraliçesi Kleopatra’ nın sahibi olduğu Akdeniz ve Ege sahilleri içinde bulunan Ortaca’ da bir süre Mısır egemenliği altında kalır. MÖ. 192 yılında Ortaca toprakları Roma egemenliği altında girer. Selçuklu Türkleri 1100 yılında Anadolu’ya girince, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Savaşında Selçuklu Hükümdarı Alpaslan Bey komutasındaki Türk orduları; Bizans İmparatoru Romanos Diogenis ve 200 bin kişiden oluşan askerlerini yenip dağıtmasıyla Anadolu kapıları Türklere açılır. Böylece Ortaca’ da İstanbul haricindeki diğer Anadolu bölgeleriyle bir Doğu Roma sınırlarından çıkar. Selçuklu Türkleri Anadolu’ nun tamamına hakim olurlar.

1261 - 1451 yılları arasında Anadolu Beylikleri Döneminde Ortaca Menteşeoğulları hâkimiyetinde kalır. 1451 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Padişah Fatih Sultan Mehmet döneminde Menteşe Beyliğiyle beraber Ortaca, Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Menteşeoğlu Orhan Beyden, Fethiye İlçesi ile Ula İlçesi arasındaki toprakları Hasan Çavuş satın alır. Ortaca topraklarının sahibi Hasan Çavuş, bu günki Akkuyu mahallesinin olduğu bölgeyi; Göçebe Yörüklerinden Teke Aşireti’ nin Sarı Tekeli kolu Cinaliler sülalesine satar.

1261 - 1451 yılları arasında Anadolu Beylikleri Döneminde Ortaca Menteşeoğulları hâkimiyetinde kalır. 1451 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Padişah Fatih Sultan Mehmet döneminde Menteşe Beyliğiyle beraber Ortaca, Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Menteşeoğlu Orhan Beyden, Fethiye İlçesi ile Ula İlçesi arasındaki toprakları Hasan Çavuş satın alır. Ortaca topraklarının sahibi Hasan Çavuş, bu günki Akkuyu mahallesinin olduğu bölgeyi; Göçebe Yörüklerinden Teke Aşireti’ nin Sarı Tekeli kolu Cinaliler sülalesine satar.

Göçebe olan Cinaliler sülalesi içinde o yıllarda develerin, atların, katırların heybelerini ve çadırların dikimini yapan kişinin adı da Ali’ dir. Dede ismi Cin Aliler olarak anılan bu sülalede ki Terzilik becerisi diğer köylerde ün salınca; Ortaca’ nın adı “Terzi Aliler” olur. O yıllarda İlçemizin yerleşim alanı bugün ki Ortaca – Dalaman çıkışındaki trafik lambalarının ve bugün ki Hükümet Konağı nın olduğu yerdir. Bu bölgede 2 değirmen 2 kahve, cami, karakol ve bir kaç bakkal ile bir nalbant bulunmaktadır. Haşim Yılmaz ilk muhtardır.

Bu arada Denizli’den Sabri Başoğlu, Hasan Çavuş sülalesinden bu günkü Ortaca merkezinin olduğu yerleri satın alırlar. Terzialiler köyü büyümeye başlar, Muğla ile Fethiye arasında olması nedeniyle halk Terziali’ ler isminin ORTACA olmasını; dönemin Muğla Valisi Recai Güreli’ ye iletir. 1943 yılında Terzialiler adı ORTACA olarak değiştirilip resmiyet kazanırken aynı zamanda Köyceğiz’e bağlı nahiye olmuştur. 25 Mayıs 1959'da belde statüsü alarak belediyeye dönüşmüştür. 1987 yılında da İlçe statüsüne kavuşmuştur.